"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: İslam

Yürek Devletiyle Özgürleşebilmek, Hayatı İnşa Edebilmek, Çölleşen Yürekleri Yeşertebilmek için:“Hayat Kitabı Kuran”

101

Modern Dünyada Anlamını Kaybeden İnsan

Dün öldü, bugün can veriyor, yarın ise henüz doğmadı.
Bişr-i Hafi

Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin ki ise robot olmak!
Erich Fromm

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde, yaşadıklarımız ve yaşayamadıklarımızla modern çağın bir tasvirini yapacak olursak; insanı ve eşyayı tehdit eden, tehdit etmekle kalmayıp intihara sürükleyen, maddi-manevi işkencenin zevkle yapılarak ve teşvik edilerek her gün birilerinin öldürüldüğü, haksızlıkların yaşandığı, edepten ve ahlaktan gittikçe uzaklaşılan bir tablo çıkar karşımıza.

Tablonun bir köşesinde kurulan tüm sistemler, düşünce akımları, ‘izm’ler insanoğlunun anlam arayışının bir ürünü olduğunu gösteriyor. Bu bunalımları yaşayan insanlardan biri olan senarist- yazar Ayşe Şasa modern insanın çıkmazını şu cümlelerle özetliyor: “İnsanların geleneksel medeniyetten uzaklaşması, bugünkü bunalımın kaynağı. Çünkü gelenek, insanı kendi fıtratıyla, âlemle barıştıran, âlemi ahenk haline getiren yapı. Bu bağ koptuğu zaman insan mekanik bir eşyaya dönüşüyor.”

İNSAN DENİLEN MUHTEŞEM VARLIK VE KİMLİK PROBLEMİ

Sözlerin hepsi özü merhamet kaynağı, her işi de merhametle olan Allah’ın adıyla başlar.

Bu yazıyı kaleme almadan uzun süre çevremde, basında ve facebook gibi sosyal ağlardaki insanları gözlemleyip herkesin kendine has ama hepsinin ortak birkaç problemi olduğunu gördüm. Biri şahsiyet, diğeri ise kimlik. Her ikisi de aynı gibi dursalar da aralarında bazı farklılıklar var.

 

Evvela problem olarak nitelememin en büyük nedeni insanlarda göremediğim DİK DURUŞ. Ne konuda dik duracağını karıştıran bir insan tipi var meydanda. Tabi bu insan tipinin kendine seçtiği kimlik ve bu kimliği seçtiğinden dolayı “ben böyle davranmalıyım” dürtüsü.

 

Evvela şahsiyetini tam kavrayamamış insanlar; özel biri olma, birçok yönüyle eşsiz-benzersiz olma, yaratılmışların en şereflisi olma, kendini kendine verilen tüm özellikleriyle “dünyanın yaşatılması, dünyanın ayakta tutulması, kulluk ve adalet” için sorumlu görebilme gibi kavramları hiçe saymakta ya da önemsememektedir.  Şahsiyet şahsi belliliktir. Şahsi belirtgeçtir.

 

Kimlik arayışı insan fıtratında var olan bir arayıştır. Aidiyet duygusu hep var olmuş ve olacaktır. Tabi ki bu aidiyet duygusu da yanlış yerlere ait olunması halinde insanı felakete sürükleyen bir duygudur. Kimliklerimiz ile artık biliniyoruz ve kimliklerimizi bir tarz haline getirmiş bununla varoluş amacımız sanki bu tarzmış gibi göstermeye başlamış durumdayız. Tabi insan kendini bir kimlikle tanımlamaya başladı mı çok yönlülüğünden dolayı birden fazla kimlik seçme işine zorunlu olarak girmeye başlayacaktır. Bir üst kimlikte “filanca” olan alt kimliğinde “falanca” olmuştur. Kimi zaman da daha alt kimlikleri de oluşturmuştur ki iş komediye dökülmüştür.

Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan…

Uyan ey gözlerim gafletten uyan!Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Azrail’in kastı canadır, inan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dill-u dillerince(1) tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Semâvâtın kapuların açarlar.
Mü’minlere rahmet suyun saçarlar…
Seherde kalkana hülle(2) biçerler.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Bu dünya fanidir sakın aldanma.
Mağrur olup tac-u tahta dayanma.
Yedi iklim(3) benim deyu güvenme.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Benim, Murad kulun, suçumu affet.
Suçum bağışlayub günahım ref’ et.(4)
Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Sultan III. Murat Han bir sabah namazını kaçırmış.

Üzüntüsünden bu şiiri yazmış.

Yahudiler yalnızca israilde mi? Yahudileşenlere ne demeli…

Kuran-ı Kerimde 800 civarı ayetin yahudilerden bahsetmesi Kuran’ın yahudilere mesaj vermeye çalışması gibi algılanmaktadır. Fakat burada verilen derin mesaj “Aman haa kitaba uyun ki YAHUDİLEŞMEYESİNİZ” dir. Yahudilik bir ırka mensubiyet olarak anlamak yanlış olur. Kuranı kerimde bulunan alametlerden herhangi bir yada fazlasına sahip olan herkes yahudileşebilir.

 

İbni Abbas R.A. çok güzel itirazıyla olayı daha iyi anlamakm mümkün.

 Yahudilerle ilgili bir pasajın okunduğu sırada  “Siz nede iyisiniz ya! Ne yani; iyi güzel olan her şey size, kötü çirkin olan her şey Yahudilere mi! Sizden kim inkar ederse kafir, inandığı halde hükmetmezse fasık, Allah’ın hükmü dururken başkasıyla hükmederse zalim olur.(Keşşaf I,341)”

 

İşte yahudileşme alametleri…

 

1. Allah’a vermiş oldukları ahdi/sözü bozmak (2/Bakara, 55, 61, 65, 84, 86, 90, 93, 100; 3/Âl-i İmran, 112; 4/Nisâ, 154-155; 5/Mâide, 3, 60).

2. Maymunlaşmak (2/Bakara, 65; 7/A’râf, 166).

3. Kör ve sağır kesilmek (5/Mâide, 70-71).

4. Başka tanrılara da inanmak ve onları da güçlü görmek (2/Bakara, 93).

5. Yalnız Allah’a güvenip sadece O’ndan korkmamak (10/Yûnus, 84; 26/Şuarâ, 61-62).

…..

“KUNUT” Sünnetini yeniden diriltelim.

NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ PLATFORMU’NDAN KUNUT DUASINA DAVET

NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ PLATFORMU’NDAN KUNUT DUASINA DAVET

Terörist İsrail ordusunun Gazze’de yaptığı hunharca katliama karşı Müslüman dünyada tepkiler giderek yükseliyor. 

Türkiye’de 2006’dan itibaren “Namazla Diriliş Seferberliği” başlatan ve yüzlerce program düzenleyerek halkımızı namaza teşvik eden Namaz Gönüllüleri Platformu, Gazze katliamı vesilesiyle, milletimizi ve tüm İslam âlemini, unutulan bir sünneti ihya etmeye çağırdı. 

Bir basın bildirisi yayınlayan Namaz Gönüllüleri Platformu, milletimizi ve tüm Müslümanları, Peygamberimizin hayatı boyunca birkaç kez yaptığı üzere, özellikle sabah namazında Filistin’deki Müslüman kardeşlerimize dua etmeye ve zalim İsrail güçlerine ise beddua etmeye davet etti.

Hanefi ve Hanbeli mezhebinde, normal zamanlarda Vitir namazının son rekatinde okunan Kunut duası, bize sahih rivayetlerle ulaştığına göre Peygamber Efendimiz (a.s.m.) tarafından sıkıntı zamanlarında, sabah namazlarında okunur. (İkinci rekatın sonunda rüku’dan doğrulunca eller kaldırılarak dua ve beddua edilir, cemaat de ‘amin’ der; sonra tekbir alınıp secdeye gidilir. Şafii ve Maliki mezheplerinde normal zamanlarda da kunut bu şekilde sabah namazında okunur.)

 

Vahyin Penceresinden bakmak.

 

Hayata farklı bir gözle bakmak isteyen herkese bir pencere. Vahyin penceresi programı Sagıdeğer Tefsir Alimi Mustafa İslamoğlu ve sürekli deveran olan sunucularından en yenisi Senai Demirci ile keyifli bir ilim ve tefekkür iklimi sunuyor. Her programda farklı bir bulanık akıl berraklaştırılmak için ter ve yürek dökülüyor. Program bilginin çarpıtılıp kirletildiği bulanıklaştırıldığı şu yıllarımızda temiz akılı ve temiz bilgiyi Vahiy’den beslenerek sunmakta.

Vahyin Penceresinden Programı devamlı olmasa da her cuma yayınlanmakta.  Arşiv görüntülerinden de tekrar izlenebilmekte.